Mikis Theodorakis’in milli simgeye dönüşmesi yaşanırken… - Herkül Millas - Azınlıkça
Yunanistan Batı Trakya Haber

Mikis Theodorakis’in milli simgeye dönüşmesi yaşanırken… – Herkül Millas

Mikis Theodorakis

Dünyamızın en tanınmış bestecilerinden Mikis Theodorakis’in ölümü ile Yunanistan’da üç gün matem ilan edildi. Bayraklar yarıya indirildi, gazeteler siyah puntolarla çıktı, soldan sağa bütün siyasi partiler bestekâr için en olumlu yorumlarda bulundular, televizyon kanalları onun müziğini, söyleşilerini, hakkında söylenenleri tekrar tekrar gösterdi ve gösteriyor. 

Theodorakis hayatı, kişiliği ve girişimleri ile son on yılların en önemli siyasi olaylarıyla iç içedir. Komünist ve sosyalist solun en faal militanlarından biri olarak bilinir. 1940lardaki Faşist ve Nazi güçlerine karşı direnişte, iç savaştaki tutumu, yaşadığı hapis, sürgünler ve işkenceler, askeri cunta yıllarındaki mücadelesi onun en çarpıcı yanının kanıtlarıdır. 

Mücadelesini yalnız siyaset alanında yapmadı. Müziği bir silah ve bir ideolojik alet olarak işlev gördü. En masum şarkıları bile halkın ağzında bir inancın bayrağına dönüşmüştü. Arada şarkılarının yasaklanmasının nedeni buydu. 

Komünist ve sosyalist partilerinden milletvekili olarak Parlamentoya girdi. En tanınmış Yunanlı şairlerin dizelerini müziğinde kullandı. 

Yunanlılar şiiri bu müziğin aracılığı ile öğrendiler. Bugün Ritsos, Seferis, Elitis vb. derken Yunanlılar dizelerini şarkı olarak okurlar. 

Ölümüyle en sık söylenen, onun Yunanlıların ruhunu ifade ettiğini, halkı şarkılarıyla birleştirdiğini, günlük siyasetin üstünde tutumuyla herkesin sesi olmuş olduğudur. 

Onun yılları 1960’ların heyecanlı yıllarıdır. Bu günlerde onu anmak için hatırlatılan şarkılar bu yılların şarkılarıdır. 

Bir inancın ruhanileriydi adeta o şarkılar. Bir gönüllüler ordusunun marşlarıydı. 

Altmışlarda sosyalizmin hayallerini yaşamış olanlar o şarkılarla yeni bir dünyanın coşkulu öncüleri hissetmişlerdi. Devamı gelmedi. Sonrası gelmeyince o şarkılar bugün acılı bir nostaljiye dönüştüler. 

Ölen bir insanın arkasından neden kötü laflar edilmez? Neden kusurlarından söz edilmez? 

Oysa bestekâr hayattayken onu eleştirenler de vardı. 

Bu soruların cevabını bilemiyorum. Belki şövalyece bir jestle, düşen hasma ilişmeme refleksi olabilir, veya çok eski dini alışkanlıklar. Ama bu hoşgörüyü sağlayan his ve düşünce neydi, bilemiyorum. 

Ölümünden hemen sonra Yunan Komünist Partisi Teodorakis’in parti başkanına gönderdiği mektubu yayınladı. Hayatının bu son demlerinde, ayrıntılara değil de genele bakılmasına ve bir komünist olarak hatırlanmasını istemişti Teodorakis bu mektubunda. 

Böyle bir mektup yazma ihtiyacı herhalde son yıllardaki siyasi seçimleriyle ilgili olabilir. 

1990 yılında Yeni Demokrasi Partisinin listesinden Parlamentoya girmiş, Mitsotakis (bugünkü başbakanın babası) onu bakan da yapmıştı. 

Aynı yıl (Ocak 29’da) bir televizyon söyleşisinde, bütün yaptıklarının vatan için olduğunu söylediğinde, yakın dostu gazeteci Elena Akrita hayretler içinde “ideolojik nedenlerle yapmadınız mı?” sorusuna ilginç bir cevap vermişti: 

“İdeolojiler geçicidir, kalıcı olan vatandır.”

Şaka yollu söylediği “çok parti değiştirdim ama sporda hep Olimpiakos oldum” lafı hatırlatıldı bugünlerde. 

Gerçekten de pek tutarlı bir siyasi çizgisi yoktu.

Demek istediğim, müziği kuşkusuz eşsizken, Teodorakis’in düşünce alanında tutarsızlıklar sergilemiş olduğudur. 

Günü gelmiş Karamanlis yanlısı olmuş, Papandreu yanlısı olmuş, günü gelmiş Kuzey Makedonya’nın tanınmasına karşı çıkmıştı.

Bugünlerde Yunan toplumunun bir milli kahramana, bir simgeye sahip olma ihtiyacını sağlamaktadır. 

Bu süreci izlemek çok ilginç ve öğretici. 

İdeolojisinden pek söz edilmiyor. Hürriyet ve demokrasi kahramanı olarak konuşuluyor. Ve her zaman “bütün halk” yararına davrandığı söyleniyor.

Milletin her ferdi adına konuşmuş ve davranmış olan bir kahramanın varlığı, böyle bir olanak, milli birliğin kanıtı sayılır. 

Bir tek kişi herkesi temsil edebiliyorsa milli birlik vardır demektir. 

Hele o kişi kusursuzsa birlik de daha değerlidir, “hepimiz” de bir tür kusursuz sayılırız. 

Milletin türdeş kimselerden oluştuğu görüşü – isterseniz, mitosu – bu tür milli kurgularla desteklenir ve oluşturulur. 

Her insan gibi değişen, devinen, çelişkiler içeren, yetenek ve yaratıcılığı yanı sıra kusur ve eksiklikleri olan bir Theodorakis bunu sağlayamayacaktı. Milli kahramanlar süper insanlardır, kimi zaman insanüstü sayılırlar, kimi zaman peygamber gibi, put gibi. 

Bunu yaşıyoruz. 

Eski çekişmeler unutuldu. Birleştirici, birlik simgesi, dünyanın hayran kaldığı (Yunan) bir kişi kaldı geride. 

Toplumlar kusursuz simgelere ihtiyaç duyarlar. 

Belki de insanların çoğu bu tür kahramanlara inanmadan yaşayamıyor. 

Zamanla tabuya da dönüşebilir, milli birliğin simgesi heykelleri de kurulabilir, hatırasını koruyan yasalar da çıkarılabilir. 

Bir milli simgenin oluşması yaşanıyor gözümüzün önünde. 

Bu yazıyı olanları fark etmeyebiliriz diye yazdım.

Herkül Millas

Yazıya buradan ulaşabilirsiniz

İlgili Haberler
Yunanistan Batı Trakya Haber

Yunan halkı aşı randevusu almak için eczaneleri seçti

Yunanistan’da vatandaşların yüzde 90’ının Kovid-19 aşısı için randevu kapatmak için eczaneleri seçtiği bildirildi.
Devamını oku...
Yunanistan Batı Trakya Haber

Grip semptomları neler? İşte bilmeniz gerekenler

Yunanistan’da grip aşılarının yapılmaya başlamasına sayılı günler kala, uzmanlar belirli gruplara aşılanmaları çağrısında bulunuyorlar.
Devamını oku...
Yunanistan Batı Trakya Haber

MeRA25: Almanya’nın katı Yunan politikası değişmeyecek

Yunanistan’da muhalefetteki MeRA25 partisi, Almanya seçimleriyle ilgili yayınladığı açıklamada, hükümete kim gelirse gelsin Alman politikasının değişmeyeceğini belirtti.
Devamını oku...