Meğer yanlışmış: Balıkla roka yerseniz... - Azınlıkça
Yaşam

Meğer yanlışmış: Balıkla roka yerseniz…

Meğer yanlış biliyormuşuz: Balık yerken yanında roka yemeyin!

Balık, toplumumuz tarafından gerektiği kadar sık tüketilmiyor ancak uzmanlar balığın en kaliteli hayvansal grup protein kaynaklarından birisi olduğunu söylüyor.

“Akdeniz tipi beslenmenin incisi, sağlıklı yağ asitleri deposu, kalp dostu bu besine, balık mevsimi de gelmişken haftada en az iki kez sofralarınızda mutlaka yer verin” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Ekinci, sık sık tüketilmesi gereken balığın bebeklere bile 12’nci aydan itibaren verilebileceğini vurguladı.

BALIK BİZİ NELERDEN KORUYOR?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Ekinci, vücudun fonksiyonlarını sağlıklı olarak yerine getirmesi için gereken omega yağ asitleri yönünden zengin olan balık çeşitlerinin aynı zamanda iyi birer protein kaynağı olduğuna dikkat çekti.

Ekinci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Farklı balık türlerinin içerdiği vitaminler ve mineraller değişiklik göstermekle birlikte genellikle omega 3, fosfor, A ve D vitaminleri, magnezyum, selenyum, çinko ve iyot içerirler. Yeterli balık tüketimi kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olur, kalp damar sağlığı dostudur, beyin ve sinir hücrelerin gelişimine katkıda bulunur, yaşlanmayı geciktirir ve bağışıklık sistemini desteklediği için hastalıklara karşı koruyucu niteliktedir. Balık, iyottan zengin bir besin kaynağı olup zekâ gelişiminde önemli rol oynar. Balık yiyen çocukların zekâ gelişimi olumlu yönde etkilenir. Özellikle gebeliğin ilk üç ayında düzenli balık tüketen annelerin bebeklerinde öğrenme ve motor fonksiyonlarının daha güçlü olduğu saptanmıştır.”

KALP YETMEZLİĞİ, İNME VE ALZHEIMER’A KARŞI KORUYUCU

Balığın tam bir kalp dostu olduğunun altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Ekinci, “Balığın içerisindeki omega 3 yağ asitleri kötü kolesterolü (LDL) düşürürken iyi kolesterolü (HDL) artırır. Kandaki trigliserid yani serbest yağların düşürülmesini sağlar. Tansiyonu düşürerek kalp yetmezliğinden ve inme riskinden korur, kanın pıhtılaşmasını önleyerek akışkanlığını artırır. Yapılan çalışmalar, haftada 1-2 kez düzenli balık tüketenlerde, tüketmeyenlere göre Alzheimer’a yakalanma riskinin yüzde 60 oranında daha az olduğunu gösteriyor. Ayrıca kalsiyum, fosfor ve D vitamininin iyi bir kaynağı olması nedeniyle, osteoporoz (kemik erimesi) veya eklem ağrılarında balık etini düzenli tüketmek faydalı olacaktır. Ayrıca balık kalsiyum, fosfor, demir, çinko, potasyum, iyot ve magnezyum gibi mineraller açısından zengin olduğu için diyabet hastalarına da sıklıkla tavsiye edilir. Bilimsel araştırmalara göre düzenli olarak beyaz etli ve yağlı balık tüketmenin tip 2 diyabete yakalanma riskini azalttığı belirtiliyor.

Omega 3 yağ asitleri esansiyeldir bu sebeple vücut tarafından üretilmez ve mutlaka besin yoluyla dışardan alınmalıdır. Omega 3 yönünden zengin balık türleri arasında somon, uskumru, sardalye, hamsi, alabalık ve ton balığını sayabiliriz. Ayrıca, morina balığı, levrek, istiridye, yengeç, karides gibi balıklar ve deniz canlıları iyi birer omega 3 kaynağıdır. Balık sevmeyen ve tüketemeyen kişiler için diğer omega 3 kaynakları olan ceviz, semizotu, keten tohumu gibi bitkisel kaynakları veya dışardan omega 3 besin takviyesi kullanmalarını öneriyorum” diye konuştu.

FAYDASINDAN MAKSİMUM DERECEDE FAYDALANMAK İÇİN BALIĞI NASIL PİŞİRMELİYİZ?

“Balığın kalorisi et, tavuk ve hindiye göre daha düşüktür. Bu sebeple pişirme yöntemine ve porsiyonuna dikkat edilerek somon, ton balığı, levrek gibi balık çeşitlerine zayıflama diyetlerinde de yer verilebilir” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Gamze Ekinci, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hem besin değeri kaybına yol açmamak hem de fazlaca kalori almamak adına balıklar kızartılmamalı, sağlıklı pişirme yöntemi olan ızgara, fırın veya buğulama gibi yöntemlerle pişirilmelidir.”

BALIK YERKEN YANINDA ROKA YEMEYİN!

Hemen hemen herkesin balıkla birlikte yemeği uygun gördüğü rokayla ilgili de Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekinci açıklamada bulundu. Ekinci, “Balık ile birlikte lif içeriği yüksek vitamin ve mineral deposu yeşil bir salata veya brokoli gibi buharda pişmiş sebzeler tüketilebilir. Roka gibi demir içeren yeşil yapraklı sebzeler balıkla birlikte tüketilince mineral vitamin emilimi minimum düzeyde yaratsa bile bu kayıplar yüksek miktarlarda olmayacağından göz ardı edilebilir” dedi.

İŞTE AY AY TÜKETMENİZ GEREKEN BALIKLAR…

“Haftada en az iki kez balık yiyorsanız, sağlığınızı koruyorsunuz demektir” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Sağbaş, yapılan araştırmalara göre düzenli olarak balık yemenin fiziksel ve ruhsal sağlığımıza iyi geldiğini gösterdiğine dikkat çekti.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sağbaş, “Dikkat etmemiz gereken en önemli kural hangi balığın hangi mevsimde tüketilmesi gerektiğini bilmektir” diyerek, hangi ay hangi balığın tüketilmesi gerektiğini anlattı.

Ocak: Bu ayın en lezzetli balıkları uskumru, lüfer, palamut ve istavrittir. Çinekop, tekir, kefal, kırlangıç ocak ayında en bol dönemini yaşayan balıklardır.

Şubat: Kalkan mevsiminin başlangıcıdır. Tekir, gümüş, hamsi, izmarit, kalkan, mersin, torik, kefal, levrek şubat ayında lezzetlidir.

Mart: Gümüş, izmarit, mezgit, kalkan, kaya balığı, mezgit, kefal, levrek, yayın balıkları mart ayının lezzetli ve bol bulunan balıklarındandır.

Nisan: Gümüş, izmarit, kalkan, mersin, barbun, levrek, kefal, kaya balığı lezzetlidir. Nisan ayında en fazla avlanan balıklar kalkan, levrek, mercandır.

Mayıs: Gümüş, izmarit, mercan, mersin, mezgit, levrek, kaya balığı en lezzetli balıklardır. Mayıs ayı deniz canlıları ve balıklar açısından çok zengin çeşitlilik gösteren bir aydır. Barbun, istakoz, levrek, tekir, dil balığı, pavurya, kılıç, kırlangıç, karides, iskorpit mayıs ayında lezzetle tüketilebilir.

Haziran: Mercan, akya, kaya balığı, mersin, orkinos, orfoz, sardalya, bu ayda tüketilebilen gereken balıklardandır.

Temmuz: Sardalya, çinekop, sarıağız, akya, orkinos, kaya balığı, trança, sinarit bu ayın en lezzetli balıklarıdır. İstavrit çok lezzetlidir.

Ağustos: Çinekop, sarıağız, sinarit, kaya balığı, orkinos, sarıkanat lezzetlidir. İstavrit yine en lezzetli balıktır.

Eylül: Kılıç ve sardalya balıkları hala lezzetlıdır. Lüfer, kolyoz, izmarit, barbun, çinekop, çipura, uskumru, kılıç ve kırlangıç eylül ayında da çok bol avlanır.

Ekim: Balık sezonunun en canlı aylarından biridir. Barbunya, çipura, kılıç, levrek, lüfer, tekir, sardalya, palamut, orfoz, traça çok lezzetlidir. Palamutun en lezzetli zamanıdır.

Kasım: Lüfer, palamut, orfoz, sarıağız, tekir, torik, uskumru, kefal, sazan, yayın lezzetlidir. Kasım ve Aralık, lüferin en lezzetli zamanıdır. Kasım ayı torik akışının en yoğun olduğu zamandır.

Aralık: Uskumru, lüfer, palamut, torik lezzetlidir. Tekir, bolca avlanır ve hamsinin de tam lezzetli olduğu zamandır.

Kaynak: bundlehaber

”Google

Azınlıkça'yı Google Haberlerde takip et

Azınlıkça'yı Facebook'ta takip et

Azınlıkça'yı Twitter'da takip et

About author

Articles

Editor-in-Chief of Azınlıkça. Journalist and podcaster based in Komotini, covering Thrace, Greece and Cyprus.